Underground – Film Üzerinden Emir Kusturica Sineması

UNDERGROUND FİLMİ ÜZERİNDEN

 EMİR KUSTURİCA  SİNEMASI 

OkuMag Dergisi İçin Hazırlayan: Halit SOY

 

Underground Kusturica OkuMag Dergisi

 

FİLMİN ÖYKÜSÜ (TEMEL ANLAM)

1941 yılında, Almanların başlattığı bombardıman komünist Marko’ nun önlenemez yükselişi için gereken kaos ortamını yaratır. Marko, arkadaşı Blacky’i ve yoldaşlarını silah üretmeleri için yeraltındaki bir mahzene yerleştirir. Savaş bitince herkesin dışarıya çıkabileceğini garantilemekten de geri kalmaz. Günler geçer, ülkede barış tekrar sağlanır fakat mahzendeki yaşam olduğu gibi devam eder. Marko, yeraltındakileri faşist yönetimin iktidarda olduğuna ve savaşın devam ettiğine inandırmıştır. Yugoslavya’ nın parçalanmasına sebep olan savaş başladığında mahzendekiler yukarda savaşmaya devam ederler. Üstelik nazilere karşı savaştıklarını sanarlar. Nazi belasından kurtulan Yugoslavlar, yer altında saklanıyorlar ve geçen yılların ardından yer üstüne çıktıklarında savaşın başka bir boyutta, aynı zalimlikle devam ettiğini görüyorlar.

Emir Kusturica OkuMag Dergisi

Filmin Künyesi

Yönetmen: Emir Kusturica

Senaryo: Emir kusturica, Dusan Kovacevic

Görüntü Yönetmeni: Vilko Filac

Müzik: Goran Bregovic

Dil: Sırpça-Hırvatça-Almanca

Kurgu: Branka Ceperac

Kostüm Tasarım: Nebojsa Lipanovic

Yönetici Prodüktör: Pierre Spengler

Yardımcı Prodüktörler: Karl Baumgartner, Maksa Catovic

Yapım: Fransa, Almanya, Sırp, Macaristan ortak yapımı 1995

Emir Kusturica OkuMag Dergisi

Oyuncular:

 

Miki Manojlovic, Lazar Ristovski, Mirjana Jokovic, Slavko Stimac, Ernst Stötzner.

KULLANILAN MEKANLAR:

 

Filmde genelde dış mekanlar kullanılmıştır. Filmin öyküsü toplumsal bir olayı anlattığından iç mekan kullanımı çok azdır. Sadece filmdeki karakterlerin kendileriyle ilgili özelleri işlendiği zaman iç mekanlar kullanılmıştır. Genel hatlarıyla ; Yugoslavya, Almanya ve yer altı tünelleri önemli ölçüde yer almıştır filmde.

 

Underground Kusturica OkuMag Dergisi

Yönetmen EMİR KUSTURİCA

 

Emir Kusturica, 24 Kasım 1954 yılında bBosna-Hersek’in Saraybosna kentinde doğdu. Sinema eğitimini Çekoslavya’da Prag sinema okulunda FAMU’ yu tamamladı. 1973’ten başlayarak önce kısa filmler, sonra Saraybosna TV’si için televizyon filmleri çekti. İlk filmi olan 1981 yapımı “Dolly Bell’i Hatırlıyor musun?” ile büyük başarı elde etti. Venedik Film Festivali’nde en iyi ilk film Altın Aslanını alan bu filmden sonra Kusturica’nın neredeyse her filmi bir ödül aldı. İkinci filmi olan Babam İş Gezisinde(1985) Cannes Şenliği’nde bir Altın Palmiye ile ödüllendirildi. Üçüncü filmi, 1989 yılında çevirdiği “Çingeneler Zamanı” ise Kusturica’nın uluslararası ününe ün kattı ve ona Cannes Şenliği en iyi yönetmen ödülünü kazandırdı.

Underground Kusturica OkuMag DergisiKusturica daha sonra, yanına değişmez görüntü yönetmeni Vilco Filac’ı ve bestecisi Goran Bregoviç’i de alarak Amerika’ya gitti. Orada çektiği “Arizona Dream/Amerikan Rüyası” (1993), yönetmenin herhangi bir festivalden büyük ödülle dönemeyen ilk filmi olsa da, 1993 Berlin Film Festivali’nde Gümüş Ayı’yı ve Özel Jüri Ödülü’nü almayı başardı.

1995 yapımı “Underground/Yeraltı”, Cannes Şenliği’nde bir bomba gibi patladı ve Kusturica’ya ikinci Altın Palmiye’sini kazandırdı. 1998 yapımı “Black Cat White Cat/Kara Kedi Ak Kedi” ise aynı yıl Venedik Film Festivali’nde Gümüş Aslanı aldı.

 

Emir Kusturica OkuMag Dergisi

Çağımızın en büyük görüntü yaratıcılarından biri, hatta kendi kuşağı içinde birincisi olan Kusturica, sinemasal görüntü denen ve artık en iyi, en etkili örneklerinin geçmişte kaldığı düşünülen bir alanda, son derece zengin ve etkileyici bir görsellik yaratarak büyük başarı kazandı. Genellikle çingenelerin yaşamını konu alan filmlerinde hiçbir oyunculuk deneyimi olmayan çingenelere önemli roller vermesiyle de ilgi çekti. Onların renkli yaşamını ve özgürlüğünü filmlerine büyük bir başarıyla, bazen traji-komik olaylarla yansıttı. 1988 yılında Columbia Üniversitesi’nde yönetmenlik dersleri vermeye başlayan Kusturica, bir süre “Zabranjeno Pusenje” ya da diğer adıyla “Emir Kusturica & No Smoking Orchestra” adlı grupta bas gitar çaldı. 2001 yılında çektiği “Süper 8 Stories / Süper 8 Öyküleri” adlı belgesel film, bu orkestrayı konu alıyordu.

Emir Kusturica OkuMag Dergisi

Kusturica, yalnızca filmleriyle değil ilginç eylemleriyle de gündeme geldi. Ünlü yönetmen, şuan Lahey Savaş Suçları Mahkemesi’nde yargılanan Sırbistan’ın aşırı milliyetçi lideri Vojislav Seslj’i 1993 yılında düelloya davet etti. Kusturica, 1995 yılında da Belgrad Uluslararası Film Festivali’nde Yeni Sırbistan Hakları Hareketinin lideri Nebojsa Pajkic’i yumruklayarak yere devirdi.

Emir Kusturica OkuMag Dergisi

FİLMLERİ

Dolly Bell’i Hatırlıyor musun? (1981)

Babam İş Gezisinde (1985)

Çingeneler Zamanı (1989)

Arizona Dream (1993)

Underground (1995)

Black Cat White Cat (1998)

Süper 8 Öyküleri (2001)

Life is a Miracle (2004)

 

Underground ve Emir Kusturica OkuMag Dergisi

 

“UNDERGROUND” FİLMİ ÜZERİNDEN EMİR KUSTURİCA SİNEMASININ YAN ANLAMSAL DEĞERLENDİRMESİ

 

“Underground” filminde, vurgulanan olaylar toplumsal hayata ait olduğu için çekimler genelde toplu, genel ve diğer çekimlerden oluşuyor. Diğer çekimler diye adlandırılan çekimlerde ikinci dünya savaşına ve eski Yugoslavya’ya ait gerçek görüntüler kullanılmıştır. Bunun amacı da görüntülerin gerçekliğinin izleyiciler üzerinde ki etkisini arttırmaktır. Film, büyük oranda dış mekanlarda geçmektedir. Sadece filmin baş karakterlerinin birbirileriyle ve kendileriyle Underground ve Emir Kusturica OkuMag Dergisikaldıkları anlarda sahneler iç çekimlerden oluşmaktadır. Filmin başında ki bombalama sahnesinde, baş karakterlerden biri olan Blacky’nin evinde rahat bir şekilde yemek yemeye devam etmesi, ve güldürü öğelerinin bulunması o dönemin iyimser bir gözle aktarıldığını gösteriyor. Filmin kırılma noktalarından biri, İvan’ın yeraltında kaybolmuşken BM aracına Yugoslavya’yı sorması ve BM görevlisinin “Yugoslavya yok” cevabını vermesidir. Yolunu ararken yeraltında duvarlardan aşağıya akan kanları görünce Yugoslavya’ya geldiğini anlaması ve İvan’ın kendisini kandıran abisi Marko’yu öldürmesi ve Marko’nun “Kardeş kardeşi öldürmedikçe savaş asla yoktur” cümlesi de diğer önemli kırılma noktalarıdır filmin.

 

Underground ve Emir Kusturica OkuMag DergisiFilm süresince, hava genelde kapalıdır. İnsanların o dönem ki psikolojierini yansıtmak için dış mekanlarda bile zayıf ışık ve kapalı havalar tercih edilmiştir. Bu olumsuzluğun yanında, o bölge insanını da kullanılan müzikle çok iyi tanıtmıştır Kusturica. Filmin her sahnesinde müzik aynı ritimle, orkestral bir yapıyla kullanılmıştır. Karamsarlığın içinde kullanılan hareketli ve eğlenceli müzik ritmi, insanların iyimser bir bakış açısına sahip oldukları fikrini verebilir bize. Fakat Emir Kusturica, filmlerinde çekim aşamasında dahi bu tür müziği kullandığını dile getiriyor. Bir söyleşisinde; “Orkestrayı sette görmezsem filmimi bitiremem, onları mutlaka filmin içinde bir yere koyarım, amacı olmasa dahi…” demiştir. Kendine özgü oluşturduğu sinema diline, kendi yaşamını da katarak “auteur yönetmen” olduğunu göstermiştir.

Underground ve Emir Kusturica OkuMag Dergisi

Emir Kusturica, 1993 yılında Fransa’da verdiği bir röportaj da böyle anlatıyor Underground’ı ( Yeraltı ). “İkinci dünya savaşı sırasında insanların yeraltında saklanmasını sağlayan iki partizan üzerine bir film. Partizanlardan biri zengin bir kadına aşık oluyor ve savaşın bitiminden sonra bu kadınla yaşamaya devam ettiği takdirde kadının maddi yaşamının önemli gerekliliklerinden biri haline geleceğini, bundan kurtulmanın tek yolunun ise insanları savaşin bitmediğine inandırmak oldugunu anlıyor. İnsanlar kendi öz ekonomilerini kurarak yeraltında yaşamaya devam ediyor. Sonunda, Tito’nun ölümünden sonra, açık havaya cıkıyorlar ve gördükleri savaşın bitmediği oluyor. Benim sağlıklı kalmamı sağlayan sürrealist bir komedi olacak bu.”

Underground ve Emir Kusturica OkuMag Dergisi

Filmin başında da gördüğümüz hayvanları Emir Kusturica Felliniyen bir üslupla aktarmıştır. Filmin genelinde metaforlar, filmle ve ana temayla ilgili sayılabilecek çok sayıda imge bulunmaktadır. Ancak Emir Kusturica sadece kendi kişisel isteği olduğu için de kullanmış olabilir düşüncesi yüzünden net bir yoruma gidemiyorum. Yalnız şu su götürmez bir gerçek ki filmin sonunda ki parçalanan adacık filmi özetleyen en güzel metafordur. Çünkü o adacığın üzerindeki tüm insanlar gerçek hayattan kopmuş yaşamlarını yitirmiş insanlardır. Parçalanan adacıkta Yugoslavya’yı temsil ettiğinden o da o insanlarla ebediyete kadar gerçek hayattan ayrılmıştır. dağılan Yugoslavya’nın haritası şeklindedir adacık.

Underground ve Emir Kusturica OkuMag Dergisi

Kusturica, ilk filmlerinde tamamen kendini anlatmıştır.”Dolly Bell’i Hatırlıyor musun?” da anlatılan hikaye Kusturica’nın gençliği, deneyimleri vs nin perdeye aktarılmış halidir. Kusturica’nın  bu filmlerinden sonra olgunluk eserlerinde Balkanlardaki hayatın, coğrafi duyarlıkların resmini kusursuz çizdiğini gördük ve yöreselden çıkıp kolayca evrensel olana ulaştığını fark ettik. Kusturica, meselesi olan bir yönetmendir. Bütün filmlerinde, hayalini kurduğu, yıkılışına bizzat tanık olduğu, hiçbir şekilde bu duruma müdahale edemediği, çaresizliğinin doruk noktasına ulaşmasının sebebi olan Yugoslavya’sını anlatmaktadır. “Underground” ta bu filmlerden biridir. Kusturica, Yugoslavya’ da yaşananları ironik bir biçimde yansıttığı için sert eleştirilere maruz kaldı, vatan haini ilan edildi bu film yüzünden.

Atilla Dorsay, kitabında Emir Kusturica filmi için şu cümleleri kullanıyor: “Jean Vigo, Milos Forman, asistanlığını yaptığıÇek Jiri Menzel ve tipik ve ortak Akdeniz duyarlılıklarını açık biçimde paylaştığı Fellini’den aldığı etkileri canlı, gerçek tiplerin yaşadığı bir dönem panoramasına dönüştürebilen bir yapıt bu.”

Kusturica, hayalgücünü sınırlamayan, bu yeteneğini görselliğe çevirebilen bir yönetmendir. İnsanlara herzaman gördüklerini kendi bakış açısıyla, kendi gördüğü gibi aktarmak ister.

“Underground” filmini Emir Kusturica’nın cümleleriyle özetleyerek noktalayalım;

“‘Bir zamanlar bir ülke vardı’ diyerek artık varolmayan eski Yugoslavya’ya yakılmış hüzünlü bir ağıt…”

KAYNAKÇA:

 

  1. 1.    YÜZ YILIN YÜZ YÖNETMENİ, ATİLLA DORSAY
  2. 2.    ÖLMEDEN ÖNCE GÖRMENİZ GEREKEN 1001 FİLM, STEVEN JAY SCHNEİDER
  3. 3.    http://tr.wikipedia.org/wiki/Emir_Kusturica
  4. 4.    http://www.ntvmsnbc.com/news/197249.asp
  5. 5.    ıÜüRöportaj, Fransa’da yayınlanan POSITIF dergisinin Ocak 1993 tarihli sayısından çevrilmiştir.
  6. 6.    http://www.sinema.com/film_ozetbilgiler.aspx?FilmID=2429

Bir önceki yazımız Instagram Yıldızı Olun başlıklı makalemizde instagram hakkında bilgiler verilmektedir.

URL: http://okumag.com/?p=2465

Yazan - Ara 13 2012. Kategori KÜLTÜR VE SANAT, Sinema, SPOT. Bu yazıya yapılan yorumları takip edebilirsiniz RSS 2.0. Bu yazıya yorum yapabilir ve geri izlemede bulunabilirsiniz

Yorum yapabilmek için, kayıtlı olmanız gerekmektedir Giriş

Foto Galeri

Giriş | Tasarım Gabfire themes